Istanbul'u hiç burnunuzla okudunuz mu?
Bu kitap, Istanbul'un bes yüz yillik tarihini alisilmadik bir iz üzerinden takip ediyor: koku. Topkapi Sarayi'nin avlularinda yanan amber tütsüsünden Kapaliçarsi'nin safran ve karanfil rüzgârina, Batili seyyahlarin saskin gözlemlerinden Cumhuriyet'in limon kolonyasina, gecekondunun soba dumanindan günümüz AVM'lerinin yapay vanilyasina uzanan bu yolculuk; sehrin toplumsal tarihini görünmez bir duyu üzerinden yeniden kuruyor.
Basbakanlik Osmanli Arsivi belgeleri, saray masraf defterleri, seyyah günlükleri ve dönemin Türkçe süreli yayinlarina dayanan bu çalisma, kokunun yalnizca bir zevk araci degil; iktidarin, sinifin, dinin ve modernlesmenin bir dili oldugunu ortaya koyuyor.
Bizans'tan Cumhuriyet'e, saraydan sokaga, Osmanli'dan küresel tüketime ? Istanbul'un duyusal hafizasina bir yolculuk.