Sakfe, cografi olarak Medinede bir avlunun adi; ancak sosyolojik olarak, Islam Medeniyetinin genetigine kodlanan pragmatik iktidar virüsünün ilk bulastigi yerdir. Kadim tarihin akisi, -cok zaman- liderlerin son nefesinde kirilir. Medinenin o ugultulu, matemli ve tekinsiz ögleden sonrasi, sadece bir cenaze hazirliginin degil; ayni zamanda yeryüzünün, o en büyük siyasi mutasyonunun da bir sahnesidir. Ki Hz. Peygamber s.a.a vefat ettiginde, kabilev siyaset iyi bir nefes aldi ve ölümü bir firsat penceresi olarak okudu. Sakfede; halktan, Ehlibeyten ve kurucu Bedir Ehlinden habersiz ve vekaletsiz; cenaze islemleri de bahane edilerek, ümmetin siyasi iradesi rehin alinmis, az katilimli bir kücük gurupla yeni siyasi normal ilan edilmistir. Eldeki bu kitap, Sakfeyi mezhepsel bir polemik malzemesi olarak degil; bir medeniyetin kendi temelleriyle yüzlestigi, mesruiyetin nasil üretildigi ve iktidarin -sonralari- nasil dogal kilifina sokuldugunu gösteren sosyolojik bir durusma dosyasi olarak ele alir. Sakfeyi bir hipokrasi eylemi erdem diye sunulan, erdemsizlik olarak okuyan eser, Islam siyaset gemisi Sakfede batti fikrinin artik kanitlanmis bir gercek olduguna inaniyor. Konformist Müslüman tarihni sorgulayan bu kitap, Bir Devrimin Sosyolojisi Sakfe Peygambersiz Ilk Gün, iste o kirilma aninin, vahiyden siyasete, nasstan pazarliga gecisin röntgenidir.